Meclis kürsüsünde 14 sıcak saat

TBMM Genel Kurulu’nda önceki gece İçişleri Bakanı Soylu, Sağlık Bakanı Koca ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, bakanlıklarının bütçelerini sunarken adeta sinirler test edildi. AK Parti ve HDP arasında karşılıklı sataşmalarla tansiyon yükseldi. Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, son oturumdaki seri sataşmaları, ‘mitralyöz gibi’ diye özetledi. 14 saatlik son oturumun gerilimi nedeniyle koronavirüs korkusu da unutuldu ve zaman zaman maskeler çıkarıldı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, salgın verileri ve şehir hastaneleriyle ilgili eleştirilere yanıt vermekten aşı takvimi ve gelecek döneme ilişkin adımları anlatmaya fırsat bulamadı. Pandemi politikasıyla ilgili eleştirileri serinkanlılıkla yanıtlayan Koca, e-nabız sistemi ve COVID-19 test kitlerinin ihalesiyle ilgili iddialara karşı faturaları gösterdi. CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in iddialarında çelişki olduğunu anlatan Koca, milletvekili ısrar edince sitem etti.

“Doğru konuşun. Yüzünüz biraz kızarsın” diyen Koca, kürsüden yanıtlara geçmeden önce CHP’li Emir’i kastederek, “Ben burada özellikle kendilerini görmek istiyorum. Buradaysa gözlerini ve yüzünü görmek istiyorum” dedi. “Buradayım” diyen Emir, bir ara hareketlenince Koca, “Yalnız kaçmayın, bekleyin” diye seslendi. Koca sözlerini şöyle sürdürdü:

NİYE TEŞEKKÜR ETMİYORSUNUZ?

“Ben anlattım size bunları. Herkese anlattım, herkes duydu. Hiç yüzünüz kızarmıyor mu! 12 tane kitin üretildiği dönemde ihaleye çıktık, altı tane firma ihaleye girdi. Bu altı firma ihaleye girdiğinde fiyatı kaça düştü biliyor musunuz? 9,8 liraya. Firmayı çağırarak ‘Ta başından beri alınmış olan 1,7 milyon kitin fiyatını 9,8 liraya çekeceksiniz’ dedim. Devamında 9,8 liraya çekmek kamunun mantığına uygun mu? Ben bunu yaptım. 2015’ten sonra e-nabız kuruldu, 1 kuruş, 1 lira fatura kesilmişliği söz konusu değildir. Sizin, halen bu noktada iddia etmeniz doğru bir şey mi? Niye vatandaşımıza doğru bilgi vermiyoruz? Şu ana kadar 20 milyon kit satın alınmış. Normalde 1 milyar 750 milyon lira ödeme verilmesi gereken kitlere 250 milyon verilmiş yani 1,5 milyar, vatandaşımız bundan faydalanmış durumda. Niye mutlu olmuyorsunuz? Niye teşekkür etmiyorsunuz? Teşekkür etmesini ve iddiasından vazgeçmesini beklerdim.” Koca’nın diğer açıklamaları özetle şöyle:

* ÇİN AŞISI: Bugüne kadar çocukluğumuzdan beri yapılagelen gelenekselleşmiş inaktif virüs aşısı. Bu tip aşıların depolanması ve dağıtımında lojistik imkânlarımız ve yaygın uygulanmasına altyapımız hazır durumdadır.

* GRİP AŞISI: Toplam 2 milyon 300 bin doz alınmıştı, şu ana kadar 1 milyon 36 bin doz kullanılmış oldu. Sağlık çalışanlarımıza ise 600 bin yapıldı, halen grip aşısı yapılmaya devam ediliyor. Şu ana kadar da Türkiye’de enflüanza daha görülebilmiş değil. Bu konuda da vatandaşımızı tedirgin etmememiz gerektiği kanaatindeyim.

* KAYBETTİĞİMİZ HOCALARIM: 130 bine yakın sağlık çalışanı virüs kaptı, 216 sağlık çalışanımızı kaybettik. Bunlardan 10 hekim hocam veya dönem arkadaşım.

BRAVO REKORU

HDP grubuyla girdiği tartışmada seri çıkışlarıyla cumhur ittifakında en fazla “Bravo” seslenişleri ve alkışı alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu oldu. Soylu tam dört kez kürsüye çıktı. Tutanaktaki kayıtlara göre Soylu’nun sözleri yaklaşık 20 kez AK Parti ve MHP’lilerin “Bravo” sesleri ve sürekli alkışlarıyla kesildi. HDP sözcüleri konuşurken Soylu yerinden, “Kürt düşmanı sizsiniz” gibi karşılıklar verdi. HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da “Orada İçişleri Bakanı kendini tutamıyor” diye seslendi. Soylu’nun HDP’den en çok tepki görüp AK Parti-MHP sıralarınca en fazla alkışlanan mesajları şöyle:

* Kürt düşmanı sizsiniz! İnsanlık düşmanısınız!

* Bak, beni kızdırmayın! PKK terör örgütü köylere gitti, kocalarını evden çıkardı, kadınlara tecavüz etti. Alçaklar, alçaklar, alçaklar! Bak, beni konuşturmayın.

* Kırklar Dağı’nın hesabını verin, biz her şeye hazırız.

* Bugün Hakkârimiz festivaller şehri oldu. Hakkâri’de anjiyo merkezi açıldı. Derecik ve Yüksekova’da yeni hastaneler bitiyor inşallah. Ohhh, paralar PKK’ya gitmiyor, millete gidiyor, oh, oh!

* Bunlar emekçi, hiç utanmıyorsunuz değil mi? Alın teriyle para kazanmak isteyen 28 sivil şehidin içerisinde Kürt de var, Alevi de var, bunların içerisinde bizim insanlarımız var. Kürtler de, Aleviler de bu ülkenin çimentosudur, çimentosudur, çimentosudur.

* Şunu görüyor musunuz? Çocuk terörist, 14 yaşında, 15 yaşında bunlar. Bu çocukların hesabını vereceksiniz.

* 50 yıllık bir hesabı görüyoruz. Türkiye içinde 320 teröriste indi ve örgüte katılım 52’ye indi. Sizi kurtarıyorum sizi. Bu memleket sizi kurtarıyor.

* Merak etmeyin, bu kış terör örgütünü mağaralarında yalnız bırakmayacağız, onlara sürprizimiz var, onlara ecel teri döktüreceğiz, onları üşütmeyeceğiz.

* Bizim başımız ağrımaz, onların sesini keseceğiz, keseceğiz, keseceğiz!

GERİLİM TUTANAKTA

Soylu’nun iktidar kanadından en çok alkış alan ifadesi HDP’ye yönelik “PKK’nın kölesi olmuşsunuz” sözleri oldu. Gerilim tutanağa şöyle yansıdı:

* Soylu: Sizin az buçuk haysiyetiniz olsa şu siviller için bir gün başsağlığı dilerdiniz. (AK Parti ve MHP sıralarından alkışlar) Haysiyetsizler, haysiyetsizler, haysiyetsizler.

* Hüda Kaya (HDP): Sensin haysiyetsiz.

* Soylu: Bu çocukların hesabını vereceksiniz.

* Ebrü Günay (HDP): Katillerle resmin var.

* Soylu: PKK’nın kölesi olmuşsunuz. (AK Parti ve MHP sıralarından “bravo” sesleri, alkışlar; HDP sıralarından gürültüler, sürekli sıra kapaklarına vurmalar)

* Kaya: Haddini bil. Şov yapma, şov yapma.

* Soylu: Hanımefendi, yalandan İslam’dan bahsediyorsun; yalandan Müslümanlıktan bahsediyorsun.

TERSKÖŞE YAPTI

Üç bakanlığın görüşüldüğü birleşimde çevre ve şehircilik konularına fazla girilmezken, Bakan Murat Kurum’un çıkışlarıyla tartışmanın odağı değişti. HDP’nin “çevrecilik” eleştirilerine karşı atakla yanıt veren Kurum, CHP ile İYİ Parti’ye ise zeytin dalı uzatarak, kentsel dönüşüm ve iklim değişikliği gibi siyaset üstü konularda işbirliğini güçlendirmeyi önerdi.

Kurum, “HDP vekillerini ibretle izledim. Biz sizin çevreciliğinizi Diyarbakır sokaklarında, dünya mirası Sur’un sokaklarında gördük; Şırnak’ta, Mardin’de yakıp yıktığınız tarihi eserlerde gördük” deyince HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş söz aldı.

İZMİR’DEKİ BAKAN

Beştaş, “Depremde yıkık binaların üzerine çıkıp poz veren Bakan bize insanlık dersi veremez” dedi. Yeniden söz alan Kurum ise “Sokak sokak İzmir’de ne kadar depremzede vatandaşım varsa gece gündüz onların acısını paylaştım. Hiçbir enkazın üstüne çıkmadım. Sen o kadar ilgisizsin ki enkazın üstüne çıkanı bilmiyorsun. Vatandaşla şehirle bir derdiniz olmadığı için ne yapıldığını ne olduğunu bilmeden iftira atıyorsunuz” dedi. Bakan Kurum’un iktidardan destek gören muhalefetten ise tepki alan mesajları şöyle:

HARABE BIRAKTINIZ

* Ardınızda gözü yaşlı on binlerce insan, harabeler içerisinde şehirler bıraktınız; bize çevreciliği de şehirciliği de öğretemezsiniz.

* Biz türkülere konu olmuş, o yemyeşil Kırklar Dağı’nda nasıl bir çevre talanı, nasıl bir doğa katliamı yaptığınızı hepimiz gördük. Biz bugün bıraktığınız enkazı, talanı gidermeye çalışırken; Doğu’yu, Güneydoğu’yu karış karış ihya ve inşa ederken bize talandan, katliamdan bahsedemezsiniz. Sizler bu ülkede sadece çevre ve şehirciliği değil, eli kalem tutacak gençlerimizin istikbalini, annelerimizin hayalini, Kürt kardeşlerimizin hayatlarını çaldınız, talan ettiniz, katlettiniz.

* Terör olaylarından dolayı zarar gören şehirlerimizin yaralarını sardık. Sosyal donatılarıyla beraber 26 bin konutu terör mağduru kardeşlerimize teslim ettik.

MUHALEFETTEN İKTİDARA SALVOLAR

Meclis Genel Kurulu’nda önceki gecenin geç saatlerinde Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın bütçeleri sert tartışmalar arasında kabul edilirken muhalefetin iktidarı hedef alan bazı sözleri de tutanaklara şöyle yansıdı:

* Hasan Baltacı (CHP): Marifet, inek hırsızı Osman Sarıgün’ün saflarında durmak değil, alay komutanının karşısında ‘Sizden korkmuyoruz’ demektir. Mesele kanal değil, mesele İstanbul, mesele millet bahçelerinde yuvarlanmak değil. Bütçeniz var ama kendiniz yoksunuz, bu ülkenin vicdanında, bu ülkenin geleceğinde yoksunuz.

* Murat Emir (CHP): Sağlık Bakanlığımız salgınla mücadelede sınıfta kalmıştır. Bir bakanlık, pandemiyle mücadeleyi bırakıp rakamlarla mücadele eder mi? Vatandaşların sağlığı üzerinden kumar oynar mı?

* Cavit Arı (CHP): Siz salgını bile fırsata çevirmeye çalışıyorsunuz.

* Burhanettin Bulut (CHP): Sağlık Bakanı’nın sempatik davranışları, hekim kimliği üzerinden bir ilgi vardı ancak bir anda o sempatik halinden tipik siyasetçi haline döndü.

* Fikret Şahin (CHP): Bu hastaneler, gelecek nesillerin sağlık hakkı üzerine ipotek koyan modern bir sömürü sistemi ve adeta günümüzün kapitülasyonları. 13 şehir hastanesiyle elimizde net 6 bin 117 yatak kazandık. 3 yıllık ödediğiniz kirayla 25 bin 978 tane devlet hastanesi yatağına sahip olabilirdik.

* Habip Eksik (HDP): Onlarca dilde spot yapıldı fakat 20 milyona sahip bu ülkede yaşayan Kürtlerin dilinde tek bir spot yapılmadı. Biliyoruz Kürt düşmanı bir iktidarınız var ama her şeye rağmen Kürtçe bir dünya dilidir.

* Oya Ersoy (HDP): 18 yılda yağma ve talanda sınır tanımadınız. Tarihi Hasankeyf’i sular altına gömdünüz.

TARTIŞMA DÜN DE DEVAM ETTİ

Sert tartışmalar dünkü bütçe görüşmelerinde de tansiyonu yükseltti. AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, HDP’lilere tepki göstererek “Biz PKK’ya laf söylüyoruz, siz bağırıyorsunuz; bizim söylediğimiz laflar size geliyor, ülkenin yarısına değil” dedi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise “Meclisteki seviyesizliğin, düzeysizliğin dibini gördük. 20 milyon kere ‘haysiyetsiz’ lafını iade ediyoruz” diye konuştu. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ardından söz alarak, “İade ettiğiniz o sözleri de milyar kere biz de iade ediyoruz ” dedi.

Bunları da sevebilirsiniz