MUDANYA BELEDİYE BAŞKANI HAYRİ TÜRKYILMAZ’LA GÜNDEME DAİR SÖYLEŞİ: KEMAL CANKAYA

KAYNAK: BURSA EDİTÖR

Dünyayı, ülkemizi esir alan COVİD- 19 Korona virüs salgını sonrasında en büyük yükün, yerel yönetimlerin üzerinde olduğunu gördük.

Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz ile başta salgın süreci olmak üzere, yerel yönetimin diğer sorunları üzerine söyleşi yaptım. Başkan Türkyılmaz kısıtlı sınırlı bütçeye rağmen projeleri gerçekleştirdiklerini, Bütünşehir yasası ile birlikte önemli gelir kaynaklarının ellerinden alınıp Büyükşehire aktarılması sıkıntısını da dile getirdi.

Kemal Cankaya: Dünyanın 100 yıl arayla yaşadığı salgın hastalıklar sürecinden birini yaşıyoruz. Tüm dünyayı esir alan COVİD- 19 korona virüs salgını sürecini atlatmak için dünya ülkelerinin ve Türkiye’nin ekonomik, toplumsal anlamda kriz dönemi yaşadığını görüyoruz. Salgının yayılması sürecinde merkezi iktidar,5 maske dağıtımı başta olmak üzere insanların ihtiyaçlarının karşılanması noktasında çaresiz kaldı. Bu süreçte CHP’li belediyeler krizi yönetirken merkezi iktidarın engellemeleriyle karşı karşıya kaldı. Mudanya belediyesi olarak salgın sürecini sağlıklı bir şekilde yönettiniz. Salgın sürecindeki çalışmalarınızı yakından takip ettik. Bu süreçte nelerle karşılaştınız? Çalışmalarınız nasıl gidiyor?

Hayri Türkyılmaz: Şöyle başlarsak, hemen aklıma geldi. Dünya var olduğundan bu yana bilinmeyenler insanoğlunun hep merakını çekmiştir. Bu bilinmeyenler bilinen hale geldikten sonra, tabi insanoğlu çok zorlandığı, yaşadığı afetler, felaketler dair bilgilendikçe önlemlerini almıştır. Bunları hep yaşadık.  Bu insanlık açısından çok büyük bir felaket. İlk zamanlarda çok farkında olmasak da, bilgilendiğimiz günlerde çalışmalara başladık, vefa destek grubunda önemli görevler aldık. İstenenlerin ve genelgelerin de daha üstüne çıkarak, olağan üstü çabayla hem kendi bünyemizde, hem de Mudanya’da insanlarımızın sağlığı açısından çok önemli işler yaptık. İlk olarak 65 yaş üstü sokağa çıkma yasakları vardı, onların her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için çaba gösterdik. İhtiyaç derken; yaşamsal ihtiyaçları olan gıdası, ilaçları gibi acil olan insani ihtiyaçlarını karşıladık. Bununla ilgili sıkıntımız şu oldu; doğal olarak kronik rahatsızlığı olan arkadaşlarımızın idari izin alarak ayrılması ile beraber belediyemizdeki çalışan sayımız azaldı, hemen hemen yarı yarıya düştü. Görevde olan arkadaşlarımız da  o arkadaşlarımızın  yaptığı, yapacak oldukları işleri de, bir kişi 2-3 kişinin performansıyla çalışarak o sıkıntı süreci sağlıklı bir şekilde atlattık. Burada şunu belirtmek istiyorum. Zorunluluktan değil, Mudanya sevgisiyle, insan sevgisiyle görevlerini yaptılar, hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve de geldiğimiz süreçte,  salgın sürecinde Bursa’nın en başarılı ilçesi olduğumuzu biliyorum. Yetinmedik, ortak alanların, kamu kurumlarının, camilerin, okulların, sokakların caddelerin, Mudanya’da bütün binaların dezenfekte edilmesiyle birlikte dezenfektan dağıtımı yapıldı. Gıda yardımı ile birlikte temizlik, hijyen setleri dağıttık. Bu çalışmalarımız hep devam etti. Bizim şöyle bir avantajımız vardı: Ne kadar doğru iş yaptığımızı salgın sürecinde de gördük. Yaklaşık 6 yılı geçti Zeytin Dalı birimimiz var. Bu Zeytin Dalı birimimizle önceki çalışmalarımızda 30 bin hanenin taramasını yapmıştık. Bu 30 bin hane içerisinde ihtiyaç sahibi, yalnız, kimsesiz, engelli insanlarımızı tespit etmiştik. Bunların sürekli gıdasından sağlıklarına varana kadar ihtiyaçlarını karşılıyorduk, hizmet veriyorduk. Bu süreçte bunun ne kadar faydalı olduğunu gördük. Elimizde envanter, adres bilgilerinin olması işimizi kolaylaştırdı. Tabi bu süreçte 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlıkları olanlarda eklenince bu sayı 7 binlerin üzerine çıktı. Hepsine hizmeti eksiksiz bir şekilde götürdük, götürmeye de devam ediyoruz. Ne yaptıysak; alın terimiz, çocuklarımızın sevgiyle ortaya koydukları emek, değer tüm ihtiyaç sahibi olan hemşerilerime helal olsun diyorum. Keşke daha çok şeyler yapabilsek.

 Pandemi öncesinde hayata geçirdiğiniz bazı projeleriniz vardı. Yaşadığımız olağanüstü şartlarda bir yandan salgınla mücadele sürdürülürken, diğer taraftan projelerinizi sürdürmeye devam ediyorsunuz. Bu süreçte biten veya devam eden projeleriniz neler?

 Tabi iyi bir yönetim süreci izlediğimiz için, Pandemi sürecinde iptal ettiğimiz, park bahçelerle ilgili yeni park bahçeleri yapımı, parke ve asfalt ihaleleriydi. Zorunlu olarak onları iptal etmiştik. Ama diğer projelerimiz, Taş Mektep olsun, Sanat Evi olsun, Yıldıztepe olsun, Zübeyde Ana Çocuk Akademisi olsun, bütün projelerimiz hep devam etti. Zorlanmadan, ekonomik olarak belediyelerin zora düştüğü bu dönemde, gelirlerinin kısıtlandığı süreçte biz sıkıntı çekmeden bu projeleri götürdük. Burada şunu da söyleyeyim; biz o pandemi süreci başladığında kiracılarımızdan kira almadık, ilk uygulayan belediyelerden biriyiz, o süreç bitene kadar. Tabi ikinci bir pandemi önlemleri sürecinde yine kiracılarımızın iş yerleri kapandı. Henüz yeni bir genelge gelmedi, bu kiralar alınmayacak gibi, ertelenecek gibi bir bildirim yapılmadı. Gelmeyince de tabi esnafımız için zor bir süreç yaşanıyor. Onlar adına da inşallah böyle bir genelge çıkarsa bizler her an uygularız. Yine mağdur olan esnafımıza destek amaçlı neler yapabiliriz, açıkçası düşünüyoruz. Umarım bu süreci en az hasarla toplum olarak atlatırız diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, geçtiğimiz aylarda katı atık bedeli ile ilgili Büyükşehir Belediyesinde bir karar çıktı. Katı atık ve atık su bedellerinin ilçe belediyelerince tahsil edilmesi ilçe belediyelerine havale edildi. Vatandaş merak ediyor. Nasıl fatura edilip tahsil edilecek?

 Tabi Büyükşehir Belediyesinin yaptığı açıkça bir kurnazlık. 6360 sayılı bütünşehir yasası çıktığında, Büyükşehire bağlı ilçe belediyelerinin birçok hakkını Büyükşehire vermiş, ilçe belediyeleri de şu gelirleri alır diye bir tarifte bulunmuşlar. Katı atık bedellerini ilçe belediyeleri alır denmiş ama Büyükşehir’in kendisine bağlı olan su işletmesinin, su faturaları ile beraber alınmasına zorunlu kıldığı bir kanun. Bu ilçe belediyesinin bir hakkı. Büyükşehir Belediye Meclisi, kendi alacağı olsun ama ilçe belediyeleri kendisi halletsin diyor. Büyükşehir Belediyesi olarak almayacağız diyor, fakat yasa tahsilâtı yapmayı onlara vermiş. Yani İller Bankası payımızın yarısına yakınını alırken, ilçeye ait oto parkların paralarını alırken, ilçeye ait ana arterlerin, sahillerin gelirlerini alırken, ilan ve reklam vergilerini alırken hiçbir sorun yok. Bu ilçeler nasıl yaşayacak gelirleri de alırsanız? Elektrik gitmiş, su gitmiş, kanalizasyon gitmiş, kendisine ait yerler sahiller gitmiş, işletmeler gitmiş, ana caddeler gitmiş ilan tabelaları, reklam vergileri gitmiş. Bu anlayışla ilçe belediyeleri güçsüzleştirilmiş. Büyükşehir, Bütünşehir yasasının çıkmasından öncekine kıyasladığınızda, Büyükşehire bağlı içe belediyelerinin yüzde 90 geliri gitmiş. Bunun yanında da İller Bankası payından yarıya yakınını alıyorsunuz. Yani bu süreçte, ilaçlama hala devam ediyor biliyorsunuz, Mudanya’nın en ücra köşesine kadar. Bu ilaçlama kimin görevi? Büyükşehir’in, yapmıyorsun! Ana arterlerin asfaltı köstebek yuvası gibi olmuş, kaldırımlar bozulmuş kimin yapması lazım? Büyükşehir’in, yapmıyorsun!  İşte ilçe belediyesi olarak biz yapmaya çalışıyoruz. Aldıklarının karşılığının yüzde 1’ini verseler diyeceğiz ki tamam, bir de yetmiyor, belediyeye üç kuruş katkısı olan katı atık bedelini ben tahsil etmem diyorsun. Tahsil edecek. Biz yazılarımızı yazdık bu süreç içerisinde olumlu cevap gelmedi. Yargıya da götürdük. Yargıda da bu davayı kazanacağız.

Bu katı atık bedeli payınız sizlere aktarılıyor mu?

  Şu anda arkadaşlarımız hesaplamasını yapıyorlar, zeytin sezonundan dolayı arkadaşlarımız izine çıktılar. Sadece BUSKİ’den değil, Büyükşehir belediyesine bağlı diğer kurumların da bize borçları var, onların da listesi var, hesapları yapılıyor. Önümüzdeki süreçte Büyükşehir Belediyesinden tekrar isteyeceğiz. Umarız bunu güzellikle verirler. Yoksa yargıya götürüp icra yoluyla alacağız. Birde şunu ilave edeyim, gerçekten Bursa’yı çok seviyorsa, canla başla çalışıyorsa, su atık bedelini almayabilir, o Büyükşehire gidiyor. Su parasında indirim yapabilir 5-10 ton ücretsiz veya 1 TL diyebilir. Vatandaşa suyu ucuzlattım diyebilir. Bunlara sözümüz olmaz. Ama ilçe belediyelerinin alacağı üç kuruş paraya da göz koymasın.

 Genelde Mudanya’da kapalı Pazar yeri ile ilgili sorularla karşılaşıyorum. Vatandaş kapalı Pazar yerinin ne zaman yapılacağını merak ediyor. Her hangi bir çalışma var mı? Varsa ne zaman bitecek?

 Şimdi kapalı pazar yeri, sorun olarak şöyle ortaya çıktı; Asıl amacımız hafta sonu yaşanan trafik sorununu en aza indirgemekti. Gün değişikliği yapalım dedik ama sonradan dosyaya itirazlar olunca, dosyayı ele aldığımızda baktık ki; geçmiş dönem bizden önceki yönetimlerin, nasıl köşeyi döndüğünü nasıl yolsuzluklar olduğunu gördük, hepsini de yargıya verdik. Orası bir turizm bölgesi alanı olduğu için orada bir pazar yerinin olması mümkün değil. Buradaki davayı açan da, şu anda Cuma pazarında tezgâhlarını açan oradaki esnafın üyesi olduğu Sebze ve Meyveciler Odası. Sebze ve Meyveciler Odası, eski kapalı Pazar yerini alan tuhafiyeciler ve benzeri gibi bir dernek veya odaya karşı davayı açmışlar ve kazanmışlar, o davada da açık şekilde belirtiliyor. Burası turizm bölgesidir. Turizm bölgesi olan bir yerde de turizm amacının dışında bir şey yapamazsınız. Biz tabi ki hemen bu sorunu çözelim dedik. Yer bulamadık, önce Ömerbey mahallesinde eski mezbahanın olduğu yerde, belediyeye ait sanıyorum 5 dönüme yakın yer hastane olsun diye bilabedel şartlı bağış yapılmış, daha sonra burada imar değişikliği yapılarak, bir bölümüne cami yapılması için verilmiş. Kalan kısmı da yapılaşmanın çok zor olduğu, çok yüksek eğimlerin bulunduğu kısımlardan ibaret. Burasının bağış amacına uygun olmadığı için de tapu iptal davası açalım dedik. Tabi tapumuz gitmiş. Tapu iptal davasının uzun süreceği, ne zaman biteceği belli olmayınca, biz yeni bir yer arayışına girdik. Ve o yeri de bulduk Halitpaşa mahallesinde, orada iki katlı, hem oto park hem de çok güzel pazar yeri olarak kullanılabilecek, değişik görselliği ile beraber insanlarımızın beğenisini kazanabileceğini umduğumuz bir proje. Plan değişiklilikleri de yapıldı. Bizim ilçe meclisinden geçti. Yaklaşık 1 yıla yakın Büyükşehir belediyesinde oyalandıktan sonra, geçtiğimiz ay meclisten geçti. Şu anda askıda, askı sürecinin dolmasını bekliyoruz. Askı süreci dolduktan sonra hemen nasıl ne şekilde yapacağımız, uygulama projesinin son şeklini vererek, kısa sürede 2021 içerisinde bitireceğimizi tahmin ediyorum.

 Malumunuz biliyorsunuz, deprem gerçeği ile karşı karşıyayız. Geçtiğimiz aylarda İzmir depreminde 114 vatandaşımız yaşamını kaybetti, 1035 vatandaşımız yaralandı. Mudanya Belediyesi olarak, MAK ekibinizi deprem haberinin ardından hemen harekete geçirip İzmir’e arama kurtarma çalışmaları için gönderdiniz. Ardından, ürünleri don vakasında zarar gören köylülerimizden aldığınız 80 ton zeytini yağa dönüştürdünüz, İzmir depreminde mağdur olan vatandaşlarımıza bir kısmını götürdünüz.  Asıl merak ettiğim konu Mudanya’nın deprem envanteri var mı? Depremle ilgili ne gibi önlemleriniz var?

Tabi ki deprem dünyanın ve ülkemizin bir gerçeği, ama bu depremlerden de korkulmaması gerektiğini artık bilim gösteriyor.  Depremin önlenebilir olduğunu başaran ülkeler var. İzmir depremi hepimizi üzdü. Öğrenir öğrenmez anında bizim yapabileceğimiz nelerdir diye karar verdik. Hemen MAK ekibine talimatı verdik. MAK ekibimiz çok kısa sürede, 10 dakika içerisinde toparlanıp hazırlandılar. Görev yazılarını yazdık araçlarını da tamamladık ardından yolcu ettik İzmir’e. Orada arkadaşlarımız gider gitmez hemen göreve başladılar. Çok önemli çalışmalar yaptılar. Tabi ki çoğunluğu vefat etmiş vatandaşlarımızı enkaz altından çıkardılar. Bir tek İdil kızımızın Emrah apartmanından bizim ekip tarafından çıkarılması ekibimize moral olduğu gibi bize de moral oldu. Tabi ki biz depremle ilgili daha neler yaparız diyerek sürekli takip halindeydik, gerek Tunç Başkanla gerek oradaki arkadaşlarla. Tabi o süreçte içimizde yaşanan bir doğal afet vardı. Dolu vurdu, doludan dolayı yaklaşık 9 köyümüz de zeytin zamanı geldiği günlerde çok büyük zarar gördü. Köylülerimiz için çok büyük bir felaket. Ertesi günü sabah erken köylerimizi gezdim, tespitleri aldık, hepsine geçmiş olsun demenin ötesinde şunu söyledim. Zarar gören hasadınızın son tanesine kadar değerlendirileceğini, köylümüzün mağdur edilmeyeceğini, alın terlerinin karşılığının değerine kavuşacağını söyledim. Ve hemen çalışmalar başladı.  Köy muhtarlarımıza da çok teşekkür ediyorum, onların da olağanüstü çabası oldu. 89 bin küsur yani 90 tona yakın zeytin aldık. Zaten 4 yıldır biz bunu yapıyoruz. Belediyelerimize ait parklardaki, bahçelerdeki, ortak alanlardaki zeytinleri toplayıp Zeytin Dalı birimimizde yağ çıkartıp ihtiyaç sahibi insanlarımıza dağıtıyorduk. Bu sene onu ilave ettik, geçtiğimiz yıllarda 1,5- 2 LT dağıtıyorduk bu yıl 5 LT dağıtım yaptık. Çok kaliteli yağ elde ediyoruz. Ve de bunları ambalajlayarak hem kendi ilçemizdeki ihtiyaç sahiplerine dağıtımı yapıldı. Hem de depremde ne yapılabilir, ne yapabiliriz diye düşünürken, oradaki yerel yönetici arkadaşlarımızla yaptığımız görüşmeler sonrası İzmir’e 1400 litre yağ götürdük. Helâlı hoş olsun. İnşallah böyle felaketler yaşamayız. Biz ne yapıyoruz derken depremle ilgili, bizim daha önceden yaptığımız, tasarladığımız çalışmalar vardı tabi ki. En önemli çalışmamızdan bir tanesi, kıyı kenar tespitini yaptırmıştık, 1 veya 1,5 ay olmuştu. Kıyı kenar çizgisi içerisindeki yapılaşmaların hepsinin envanteri çıktı. Bunlar sayısal veriler halinde ayrıntılı bir hale getiriliyor. Bizim depremle ilgili en çok sıkıntı yaşayacağımız bölgeler, kıyı bölgeleri. 1992 yılından beri bu çalışma yapılmamış. Mudanya Belediyesi olarak ilk defa biz yaptık, inşallah başka belediyelerinde böyle bir çalışması vardır. Bizim eski yaşlı ömrünü tamamlamış binaların, büyük çoğunluğunun çalışması bitti. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun Baş Danışmanı Gökhan Günaydın, İBB İnsan Kaynakları ve Organizasyon Yönetiminden Sorumlu Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz Duman geldi. Bursa’da bulunan 3 sosyal demokrat belediye olarak bir toplantı yaptık. Orada çok önemli kararlar aldık. Marmara’nın depremselliğinden, Marmara’nın çevre doğa korumasından, Marmara’nın deniz kara ulaşımından, belediyeler arasında kültürel, sanatsal, eğitim, sağlık her konuda işbirliği üzerine çok önemli bir proje hayata geçiyoruz. Bu konularda büyük bir dayanışma içerisinde olacağız İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle. Kentsel dönüşüm ile ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle anlaşması var.  İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan KİPTAŞ 140 dairelik bir dönüşüme başladı. Bunlar konuşuldu. Önümüzdeki süreçlerde kentsel dönüşümle, depremle ve diğer konularla ilgili çok daha önemli ses getirecek projelerin, kent yöneticilerinin yönettikleri kentlerle ilgili, kentte yaşayan insanların daha sağlıklı daha güvenilir kentlerde yaşamasını sağlayacak projeler birlikte hayata geçirilecek. Çok müjdelerimiz var.

Son soru olarak, yaşadığımız olağanüstü salgın sürecine ilişkin Mudanyalılara ne gibi önerlileriniz ve mesajınız olacak?

Çok klasik olacak ama maske, mesafe, temizlik bunlara önemle uyulması gerekiyor. Daha da dikkat edilmesi gerekiyor. Biz elimizden geleni gece gündüz demeden gerekeni yapıyoruz. Çocuklarımız gece de gündüz de Mudanyalıların ihtiyacı olan yardımı ulaştırıyorlar.  Mudanya’nın tamamına temizlik, hijyen adına hizmetleri eksiksiz veriyoruz. Diğer ihtiyacı olanlar için de, evde rahatsız olanlara gerek Zeytin Dalı gerek Uğur Böceği ve zabıtamız -irtibat telefonumuz (153) -24 saat hizmet veriyor. Umarım bu süreci çok büyük kayıplar vermeden atlatırız. Biraz daha vatandaşlarıma sabır diyorum. Dilerim bulunan aşıların da bir faydası olur. Korona da yenilmiş olur. İnsanlığın zekâsı ve bilimin ışığında. Buradan sağlık çalışanlarımıza binlerce kez teşekkür. Korona illetini sonlandıracak olan bilim insanlarımıza, sağlık çalışanlarına minnettarız, onlara teşekkür bile yetersiz kalıyor. Tabi bu arada pandeminin başladığı günden itibaren gerek Mudanya devlet hastanesinde çalışan sağlıkçılarımız olsun, gerekse tıp fakültesi, Bursa’nın diğer hastanelerinde çalışan sağlık çalışanlarımıza Cumartesi, Pazar dâhil 7/24 gece gündüz ulaşım hizmeti veriyoruz. Helâlı hoş olsun. Onların yaptığı fedakârlığın yanında bizim yaptığımız nedir ki. Ellerine yüreklerine sağlık, en fazla kendilerine dikkat etmesi gerekenler sağlık emekçilerimizdir. Çok sayıda sağlık çalışanlarımızı bu süreçte kaybettik, mekânları cennet olsun, ailelerine sevenlerine sabırlar diliyorum. Bütün dileğimiz daha fazla kayıplarımız olmasın…

 Teşekkürler…

Bunları da sevebilirsiniz