Limter-İş Tuzla işçilerini greve çağırıyor

DİSK’e bağlı Limter-İş Sendikası, işçi ölümleriyle gündemden düşmeyen Tuzla tersanelerinde grev kararı aldı. “Bir ayda 6 arkadaşımız öldü, başka çaremiz kalmadı” diyen Limter-İş Başkanı Cem Dinç, 27 ve 28 Şubat’ta grev yapacaklarını söyledi.

15 yılda 82 işçinin iş kazası sonucu hayatını kaybettiği Tuzla tersanelerinde işçiler greve hazırlanıyor. DİSK yöneticileri ve bağlı sendikalar 27 Şubat’ta tersanelerde çadır kurup 24 saat oturma grevi yapacak.

Grev talepleri arasında tersanelerde, Ağır ve Tehlikeli İşkolu Yönetmeliği’nin uygulanması, günlük çalışma saatinin 7.5 saat olarak acilen hayata geçirilmesi, sigortaların, alınan ücret üzerinden ana firma tarafından tam ödenmesi gibi başlıklar yer alıyor. Limter-İş Sendikası Başkanı Cem Dinç, “Tersane işçileri de ‘artık yeter’ demek gerektiğini biliyorlar. Tuzla’daki işçilerin yüzde 80’inin greve katılmasını bekliyoruz” dedi.

Limter-İş Sendikası Başkanı Cem Dinç, “Greve parlamenterler, uluslararası sendikacılar, ILO temsilcileri, aydınlar, sendikacılar ve sanatçılar katılacak. Biz de bütün tersane işçileri olarak grevde yer alacağız, bütün Tuzla tersanelerindeki işçilere de grev çağrısı yapıyoruz. İşçiler bir ayda 6 arkadaşımızın hayatını kaybettiğini söyleyerek, greve katılacaklarını söylüyorlar” dedi.

Dinç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu, DİSK konfederasyonunun eylemi ama biz zaten DİSK’e bağlıyız. 24 saatlik bir oturma eylemi olacak. Eylem saat 11.00’de İçmeler tren istasyonundan başlayacak. Sonra yerimize gidip Tuzla tersanelerinde çadırlarımızı kurup, ertesi gün saat 11.00’e kadar çadırlarda oturacağız. Bu zaman diliminde grevimiz sürecek, işi bırakacağız.”

Liman Tersane Gemi Yapım ve Onarım İşçileri Sendikası Limter-İş’ten yapılan grev duyurusunda ise sert ifadeler yer aldı:

“Patronları için sömürü cenneti olan tersaneler, bizim için cehennem. Kuralsızlık diz boyu; en geri yasalar bile uygulanmıyor. Ne işimiz ne canımız güvencede. Yedi ayda 18 işçi arkadaşımız iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Çalışma Bakanı, “sorumluları cezalandırmayan namerttir” dedi, arkasından 4 arkadaşımız daha yaşamını yitirdi. “Bu işi çözeceğiz” diyorlar, çözmüyorlar. “Bakan, iş cinayetlerinden sendikalar da suçludur” diyor. Biz mi almadık iş güvenliği önlemlerini; biz mi sürdük işçileri ölüme?”

“Bıçak kemiğe dayandı. Artık yeter! Onlarca yıldır mücadele ediyoruz. Ve bugün tersanelerdeki bu cehennemi kimse görmezden gelemiyor. Artık çözüm yaklaştı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, denetim, eğitim; hiçbiri çözüm değil. İş cinayetlerini üreten kuralsızlığın, taşeronluğun, esnek çalışmanın, dizginsiz sömürünün, kayıtdışı çalıştırmanın önünü yasalar açıyor. Ya bu yasalar yeniden düzenlenir: Taşeronluk sistemini kaldırılır, sigortasız işçi çalıştıran ve gerekli iş güvenliği önlemlerini almayan patronları cezalandırılır ya da ölümler devam eder. Bu işi yalnızca ve yalnızca, insanca yaşam hakkı için birleşmiş tersane işçileri çözecektir. Bu işi grev çözer. Başka yol yok. Taleplerimiz için fiili greve çağırıyoruz tersane işçilerini.”

“Başka sektörlerden ve iş yerlerinden kardeşlerimiz iş cinayetlerine karşı mücadelemizde olduklarını göstermek için tersanelere gelecek” denilen açıklamada grev talepleri şu şekilde sıralandı:

Tersanelerde, Ağır ve Tehlikeli İşkolu Yönetmeliği uygulansın
Günlük çalışma saati 7.5 saat olarak acilen hayata geçsin
Sigortalarımız, aldığımız ücret üzerinden ana firma tarafından tam ödensin
Ücretlerimizin ödenmesi, ana firma tarafından güvence edilsin
Sağlıklı barınma evleri, soyunma dolapları, işkoluna uygun kaliteli yemek
Saat 10.00’da ve 15.00’te çay molası ile sosyal haklarımız eksiksiz verilsin
Tüm tersanelerde temsilcilik açma olanağı sağlansın.