imamlar Tuncay Özkan'dan ne istedi?
İmamlar, Kanaltürk'ün sahibi Tuncay Özkan hakkında suç
duyurusunda bulundu.
Ankara Sıhhiye meydanında, 9 Şubat Cumartesi günü üniversite
öğrencilerinin başörtüsü takabilmelerine imkân sağlayan
Anayasa değişikliği çalışmalarına karşı yapılan 'Bağımsız
ve Laiklik' mitinginde konuşan Kanaltürk televizyonunun
sahibi Tuncay Özkan, bir imamın sözlerine karşılık vermiş,
"Adamlar kendi namusundan öz güveninden korkuyor. Kendi
karısı kızı, komşu karısından korkuyor. Adamın aklı yok,
aklı olmayanın dini imanı olur mu?" şeklindeki ifadelerinin
devamında hakaret dolu sözler sarf ederek imamlara "hoşt
köpek", "Seni alçak, namussuz", "bu
ülkede taşları bağladılar da köpekler mi serbest?"
demişti.
Bu konuşmalar üzerine Tuncay Özkan'a imamlar tepki göstererek,
Gemerek Cumhuriyet Savcılığına şikâyette bulundular. Mahkemeye
şikâyet dilekçesini imamlar adına Diyanet-Sen Gemerek İlçe
Başkanı Aslan Altun verdi.
Altun'un şikâyet dilekçesinde, "İmamlara hakaret dolu
bu sözlerle, çok aşağılayıcı bir şekilde, mitinge katılan
on binlerce kişinin, basından izleyen milyonlarca kişinin
gözü önünde alenen hakaret etmiş, açıkça "hoşt, köpek",
"seni alçak", "seni namussuz", "köpekler"
kelimelerini kullanmakla kalmamış "imamların aklının
olmadığını, kendi karısından kızından korktuğunu" söylemiş,
ima edilmiştir" denildi.
Tuncay Özkan hakkında Gemerek Cumhuriyet Savcılığı'na suç
duyurusunda bulunan Diyanet-Sen Gemerek İlçe Teşkilatı Başkanı
Aslan Altun yaptığı açıklamada, "Allah'ü Teala'nın
Eşrefi Mahlûkat olarak yarattığı bir varlığı, başkalarına
benzetmek insan kârı olmasa gerek. Biz imamlar gecesini
gündüzüne katıp helalinden parasını kazanmak, geçimini sağlamak,
çoluk çocuğunun rızkını helalinden temin etmek için mücadele
veriyoruz" dedi.
"Birileri gibi Yargıtay onaylı hırsızlık belgemiz
yok" diyen Altun, "Birileri gibi bir yerlerden
nemalanmıyoruz" diyerek Tuncay Özkan'a tepki gösterdi.
Diyanet-Sen Gemerek İlçe Başkanı Aslan Altun şöyle devam
etti: "Arpalıkları kesildiği için çatacak yer arıyorlar.
Birilerinin nerelerde nasıl para kazandığını halk çok iyi
biliyor. Biz, onlar (Tuncay Özkan) gibi meydanlarda kadınlarımızın
başını açmıyoruz. Bizim inancımıza göre herkes inancında
hürdür. Kimse kimseye karışamaz. Giyiminden, kuşamından
ve düşüncesinden dolayı horlanamaz. Biz imamlar dini imanı
birilerinden mi öğreneceğiz? Şayet, öğrenecek olursak bile
bunu ehlinden öğreniriz. Birilerini görünce kendini kaybedenlerden,
insanlara hakaret dolu ifadeler kullananlardan din öğrenecek
değiliz." Bu sözlerin ardından imamların Tuncay Özkan'dan
bir de ricaları oldu; "Öldüğün zaman cenazesini camiye
getirttirme"